Bu bir ilk!
İleride insan da yaşayabilir!
Dünya'dan 2 milyon ışıkyılı uzaklıkta bize en yakın gökada olan Andromeda'da bilim adamlarını çok heyecanlandıran keşifte bulunuldu.
Hubble, Chandra teleskoplarıyla Hawaii'de 4200 metrelik rakımda kurulu Mauna Kea Keck İkiz Teleskopunun yardımıyla yapılan keşifte, Andromeda'daki gezegende Dünya'nın jeolojik zaman dilimlerinden Devon'a çok benzeyen bilgisayar bulguları sağlandı.
ABD'nin California Teknoloji Kurumu (Caltech) ile aynı eyalette kuruma bağlı Pasadena'da kurulu 70 yıllık köklü ordu tesisi olan, Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesine (NASA) bağlı Jet Motorları Araştıma Merkezi (Jet Propulsion Laboratory: JPL), ilk olarak Almanya'da Max Planck fen bilimleri kurumunun tespit ettiği büyük buluşu doğruladı.
Dünya'nın 395-280 milyon yıl önceki haline çok benzer bulgular elde eden astrofizikçilerle jeologlar, "Bu gezegende yaşam mutlaka var. Çünkü gezegenin çapı ve beslendiği güneşın (yıldızın) uzaklığı, Güneşimiz ve Yer'e yakın, yani tahminen 14 bin km ve 168 milyon km uzaklıkta" dediler. Dünya'nın çapı yaklaşık 12 bin km.
-GÜZEL KARA BULUT-
Almanya'nın güneybatısında Baden-Württemberg eyaleti Heidelberg kentindeki Max Planck fen bilimleri atomaltı fiziği araştırma kurumundan astrofizikçi Sascha Kempf, demecinde şunu söyledi:
"14 bin km çaplı Andromeda gökcisminde mevcut olabilir gözüken 'O' derece sıcaklık hem don, hem erime, hem buharlaşma için eşik değer taışyor. Bu yüzden buradan yükselen güzel kara buhar bulutunu kaydetmiş bulunuyoruz. Kara buhar bulutlarının arasında yumuşakçalar, kafadanbacaklılar, bizde fosilleri bulunan envai çeşit balık ve iğneyapraklılara benzer çok zengin bitki ortüsü için son derece yoğun ortam saptandı."
JPL'den Henry Wallach ile Avrupa Uzay Kurumundan (ESA) Fransız Prof. Paul Givernique, "Katalog numarasıyla bu MCMXCIX-II gezegeninde 'ileride' insan benzeri varlıklar neden yaşamasın" dedi.
-OWL-
ESA'nın yapacağı, 10 yıl içinde dünyada gelmiş geçmiş en büyük teleskop olacak olan 100 metre ayna çaplı OWL'a (Overwhelmingly Large Telescope: Muazzam Engin Teleskop) destek veren JPL'den şu kayıt düşüldü:
"Bilhassa Mauna Kea yanardağının 4 bin 205 metrelik rakımında Hawaii-Keck ikiz teleskoplarımız, Andoremada'da muazzam ilginç Dünya'ya benzer gökcismini çok uzaktan da olsa görebilmiştir."
Astronom Paul Givernique, "Alman meslektaşlarımızın hesapları tamamen doğru. Aynen evrenin ebedi-edebi simgesi baykuşun (OWL) gözleri gibi" dedi.
Devon devrini yaşadığı tahmin edilen Andromeda gezegeninin güneşine mesafesi de Dünya'nın Güneş'e uzaklığına yakın: 168 milyon km.
Andomeda'ya ışık hızıyla (saniyede 300 bin km) gidilse 2 milyon yılda varılıyor. Bir ışıkyılı 9,9 trilyon km.
02 Nisan 2009 Perşembe
24 Mart 2009 Salı
Pistten çıkan uçağın çamura saplanması faciayı önledi
Pistten çıkan uçağın çamura saplanması faciayı önledi
Donetsk-İstanbul seferini yapan Ukrayna uçağı, İstanbul Atatürk Havalimanı'na inerken 06-24 adıyla bilinen pistten çıkarak çamura saplandı.
Uçağın sahil yoluna çıkmadan durması muhtemel bir faciayı önledi. Dneprovia Havayolları'na ait UDN 207 sefer sayılı Embraer 135 tipi yolcu uçağı, dün saat 09.45'te Atatürk Havalimanı'na inişe geçtiği sırada pistten çıktı. Yetkililer, 4 mürettebat ve 45 yolcusu bulunan uçağın, Ataköy tarafından 06-24 adıyla bilinen kısa piste indiğini; ancak piste tutunamayarak dışarı çıktığını bildirdi. Uçağın piste geç teker koyduğu ve bu sebeple hızını alamayarak pistin yeterli gelmemesi üzerine tarlaya doğru yöneldiğine dikkat çeken yetkililer, ILS ışıklarına 15 metre kala ön dikmesi çamura saplanan uçağın, güçlükle durabildiğini kaydetti. Olayın ardından, büyük panik yaşayan yolcular, görevliler tarafından otobüslerle terminale alındı. Havalimanının 'sabıkalı pisti' 06-24'te bugüne kadar 'standartlardan kısa olması ve ortasında meydana gelen çökme sebebiyle' 16 kaza meydana geldi.
Mustafa Gün
Donetsk-İstanbul seferini yapan Ukrayna uçağı, İstanbul Atatürk Havalimanı'na inerken 06-24 adıyla bilinen pistten çıkarak çamura saplandı.
Uçağın sahil yoluna çıkmadan durması muhtemel bir faciayı önledi. Dneprovia Havayolları'na ait UDN 207 sefer sayılı Embraer 135 tipi yolcu uçağı, dün saat 09.45'te Atatürk Havalimanı'na inişe geçtiği sırada pistten çıktı. Yetkililer, 4 mürettebat ve 45 yolcusu bulunan uçağın, Ataköy tarafından 06-24 adıyla bilinen kısa piste indiğini; ancak piste tutunamayarak dışarı çıktığını bildirdi. Uçağın piste geç teker koyduğu ve bu sebeple hızını alamayarak pistin yeterli gelmemesi üzerine tarlaya doğru yöneldiğine dikkat çeken yetkililer, ILS ışıklarına 15 metre kala ön dikmesi çamura saplanan uçağın, güçlükle durabildiğini kaydetti. Olayın ardından, büyük panik yaşayan yolcular, görevliler tarafından otobüslerle terminale alındı. Havalimanının 'sabıkalı pisti' 06-24'te bugüne kadar 'standartlardan kısa olması ve ortasında meydana gelen çökme sebebiyle' 16 kaza meydana geldi.
Mustafa Gün
17 Mart 2009 Salı
işsiz sayısı 3 milyon 274 bini buldu
Kriz istihdamı vurdu; işsiz sayısı 3 milyon 274 bini buldu
Küresel ekonomik kriz en büyük tahribatı istihdam üzerinde yapıyor. Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de işsizlik artıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre Aralık 2008 döneminde işsizlik yüzde 13,6'ya çıktı. Böylece işsizlik bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 3 artış gösterdi. İşsiz sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre 838 bin artarak 3 milyon 274 bin kişi oldu. Kasım ayının işsiz sayısı 2 milyon 995 bin kişiydi. İşsiz sayısı bir önceki aya oranla 279 bin arttı. TÜİK'in verilerinde işsizlik artarken buna karşılık istihdam da aynı dönemde artış gösterdi. İstihdam edilenlerin sayısı, bir önceki yıla göre 293 bin artışla 20 milyon 736 bin kişiye yükseldi.
Nüfus 759 bin kişilik artışla 70 milyon 5 bin kişiye çıkarken çalışma çağındaki nüfus ise 764 bin kişi artarak 50 milyon 339 bin oldu. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 202 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 91 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 24,7'si tarım, yüzde 19,7'si sanayi, yüzde 5,4'ü inşaat, yüzde 50,2'si ise hizmetler sektöründe yer aldı. İstihdam içinde tarım ile hizmetler sektörünün payı 0,7 arttı. Sanayinin payı ise 1,3, inşaatın payı ise 0,1 puan azaldı. İşsizliğin özellikle kentlerde etkili olduğu görülüyor. Buna göre kentlerde işsizlik 15,4, kırsalda 10,7 oldu. İşsizliğin yoğunlaştığı yaş grubu ise gençler. Genç nüfusta işsizlik oranı 25,7 oldu. Bu oran geçen yılın aynı döneminde yüzde 20,6 idi. İşsizlikteki en büyük artış ise tarım dışı istihdamda oldu. Bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,3 puanlık artışla yüzde 17,3 seviyesine çıktı. Bu durum, uzmanlar tarafından 'işsizlik nedeniyle tarıma dönüş var' şeklinde yorumlanıyor. TÜİK'in verilerine göre işsizlerin 74,2'si erkek, yüzde 61,3'ü lise altı eğitimli. İşsizlerin yüzde 24'ü bir yıldır ve daha uzun süredir iş arıyor. Bu veri, işsizlikte krizin etkisini daha belirginleştiriyor. İşsizlerin en çok başvurduğu yöntem ise 'eş-dost' aracılığıyla iş aramak. TÜİK'e göre, kayıt dışı istihdam edilenlerin oranı ise 0,2 azalışla yüzde 43,2 oldu.
İşgücüne katılım ise önceki yılın aynı dönemine göre 1,5 puan arttı. Bu artış erkeklerde 1,1, kadınlarda ise 2 puan oldu. Rakamları yorumlayan uzmanlar, "Normalde işgücüne dahil olmayanlarda daha büyük artışlar olurdu. Normalden daha az bir artış var. Bu işgücüne dahil olmayan insanların da işsize geçtiğini düşündürüyor. İşsiz kalma olayları çok artınca normalde çalışmayan insanlar işgücüne katılmaya çalıştılar. Ailenin azalan gelirini bir şekilde telafi etmek için. Bir riskle karşılaşma durumunda böyle bir tutum içine girebiliyor." ifadelerini kullanıyor.
'İşsizlik maaşını almak kolaylaştırılsın'
Bu nedenle işsiz kitlenin tamamının çalışırken işini kaybeden ya da ilk kez iş arayanlardan oluşmadığına dikkat çeken uzmanlar, normalde iş aramayan insanların da krizin psikolojik etkisiyle iş aramaya başladığını belirtiyor. Uzmanlar, krizden en çok işini kaybedenlerin etkilendiğini belirterek, bu kesime yönelik tedbir alınması gerektiğinin üzerinde duruyor. Hükümet, daha çok reel sektörü rahatlatacak adımlar atarak kişilerin işlerini kaybetmesinin önüne geçmeyi amaçlıyor. Bunun için otomotiv, beyaz eşya ve konut sektöründe ÖTV ve KDV indirimine gidildi. Daha önce de kısa çalışma ödeneğinden yararlanma şartları kolaylaştırılarak firmaların işçi çıkarmasının önüne geçmeyi amaçlayan adımlar atılmıştı. Ancak bütün bu tedbirlere rağmen işten çıkarmalar sürüyor. Krizle birlikte yüz binlerce kişinin işini kaybettiği tahmin edilirken bu kişilerin çok az bir bölümü işsizlik maaşı alabiliyor. İşsizlik maaşı alabilmek için son üç yıl içinde en az 600 gün prim ödemesi yapmış olmak gerekiyor. Bunun son 120 günlük kısmı ise kesintisiz olmak zorunda. Ayrıca inşaat, tekstil gibi sektörlerde kayıt dışı olarak çalışırken işini kaybeden çok sayıda insan var. Bu durum, sosyal ödemelerin artırılmasını zorunlu kılarken işsizlik maaşından yararlanma şartlarının yumuşatılmasını gündeme getirdi. Sosyal taraflar, bu konuda adım atılmasını istiyor. Sendikalar, artan işsizlik rakamları nedeniyle istihdamın Türkiye'nin en önemli gündemi haline geldiğini ifade ederek, hükümetin bu konuya yoğunlaşmasını istiyor. Türk-İş Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamada, işsizlik sorununun önümüzdeki aylarda daha da derinleşeceği belirtilerek ekonomik krizin işsizliği artırmasına izin verilmemesi istendi.
Hak-İş: Aile yardım sigortası uygulansın
Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu ise ekonomideki yavaşlamanın işsizlik sorununun her geçen gün daha da büyümesine yol açtığını anlattı. Hızla istihdamı artıracak, işsizliği düşürecek yeni politikaların hayata geçirilmesini isteyen Uslu, "İşsizlikle mücadele ve istihdam stratejisi noktasında Avrupa Birliği'nin istihdam stratejisi bizim için önemli bir referanstır. AB'nin benimsediği sigorta dallarından biri olan aile yardımı sigortası, mutlaka yeni bir sigorta kolu olarak Türkiye'de de uygulanmalıdır." dedi.
Üniversitelilerin İşkur'a başvuruları arttı
Son aylarda Türkiye İş Kurumu'na (İşkur) yapılan başvurularda üniversite mezunlarında büyük artış yaşandı. 2007 yılının Ekim ayı itibarıyla 4 aylık süreçte 89 bin 101 ortaöğretim mezunu İşkur'a başvururken 2008'de bu rakam 186 bin 72'ye yükseldi. 2007 yılında 40 bin 714 üniversitelinin başvurduğu İşkur'a geçtiğimiz sene iki buçuk kat artışla 105 bin 621'i kişi iş başvurusu yaptı. Yükseköğrenimliler içinde en fazla artış oranı 4 kat ile yüksek lisans mezunlarında oldu. İşkur'a başvuranların sayısı 2 katı geçmesine karşın işverenlerin kurumdan taleplerinde ise düşüş yaşandı. Daha çok ara eleman ihtiyacı olan işverenler ile iş arayanları buluşturan kurum olarak bilinen İşkur'a artık eğitimli ve nitelikli işgücü olan meslek grupları da başvuruyor. Özellikle mühendis, avukat, doktor ve diş hekimi kayıtlarındaki artış dikkat çekiyor. Geçtiğimiz ekim ayından itibaren ocak ayı sonuna kadarki dönemde 273 avukat İşkur'a kayıt yaptırırken bir yıl önce aynı dönemde 75 avukat iş başvurusunda bulunmuştu. Muzaffer Salcıoğlu, İstanbul
İşsizliği çözecek planlarımız var
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, işsizlik oranındaki artış ile ilgili, işsizliğin ne bugünün sorunu ne de hemen çözülecek bir problem olduğunu, ama bu sorunu çözecek planları olduğunu söyledi. Diyarbakır'daki programı sırasında gazetecilerin işsizlikle ilgili sorularını cevaplayan Bakan Şimşek, Bölgesel Kalkınma Projeleri ile işsizliğe çözüm bulacaklarını belirtti. Bölgede GAP'ın tamamlanmasıyla çok ciddi istihdam imkanları oluşacağını kaydeden Şimşek, şöyle dedi: "Çünkü bu proje çok kapsamlı projedir. Bu işin içerisinde ulaştırma, eğitim, turizm, kültürel ve diğer boyutları var. Eğer bu proje tamamlanırsa ki; biz 2012 yılında tamamlamayı planlıyoruz. 3 milyon kişiye istihdam imkanı doğacak. Üretim ikiye katlanacak, bunun beraberinde getirdiği ticaret, ihracat ve istihdam ile bunların dolaylı etkisi muazzam olacak. Muhtemelen bölge batıdan da göç almaya başlar."
Yıllara göre
işsizlik oranları
2001 8,4
2002 10,3
2003 10,5
2004 10,3
2005 10,3
2006 9,9
2007 9,9
2008 10,6
TÜİK rakamlarına göre (yüzde)
ABD'de işsizlik, 4,4 milyon kişiyle 25 yılın zirvesinde
Krizin başkenti Amerika'da da işsizlik artmaya devam ediyor. ABD'de tarım dışı istihdam şubat ayında 651 bin kişi azaldı. Beklenti, istihdamın 648 bin düşeceği yönündeydi. Aylık istihdam kaybı Ekim 1949'dan bu yana en büyük düzeyde gerçekleşti. Ülkede işsizlik oranı da yüzde 8,1'le 25 yılın en yüksek düzeyine yükseldi. Durgunluğun başladığı Aralık 2007'den bu yana toplam istihdam kaybı 4,4 milyon kişiye yükseldi. İş kaybının büyük kısmı son 4 ayda gerçekleşti. İşsizliğin sağlık ve eğitim sektörü dışında yaygın olduğu ABD'de işverenler, çalışma saatini kısaltarak ya da ücret artışlarını dondurarak istihdamı korumaya çalışıyor.
İşsizlerin yüzde 74,2'si erkek
İşsizlerin yüzde 74,2'sini erkekler oluşturuyor.
Yüzde 61,3'ü lise altı eğitimli.
Yüzde 24,3'ü bir yıl ve daha uzun süredir iş arıyor.
İşsizler sıklıkla (yüzde 31,6) 'eş-dost' vasıtasıyla iş bulmaya çalışıyor.
Yüzde 88,6'sı (2 milyon 901 bin kişi) daha önce bir işte çalışmış.
Daha önce bir işte çalışmış olan işsizlerin yüzde 44,1'i "hizmetler", yüzde 25'i "sanayi", yüzde 19,3'ü "inşaat", yüzde 9,7'si ise "tarım" sektöründe çalışmış. Yüzde 2'si ise 8 yıldan önce işinden ayrılmış.
İşsizlerin yüzde 31,2'sinin çalıştığı iş geçici olup işi sona erenler, yüzde 19,3'ünü işten çıkarılanlar, yüzde 14,1'ini kendi isteğiyle işten ayrılanlar, yüzde 8,5'ini işyerini kapatan/iflas edenler, yüzde 8,3'ünü ev işleriyle meşgul olanlar, yüzde 7,1'ini öğrenimine devam eden veya yeni mezun olanlar, yüzde 11,5'ini ise diğer sebepler oluşturmakta.
İstihdam için ne yapılmalı?
Avrupa Birliği'nde uygulanan aile yardımı si-
gortası, Türkiye'de de uygulanmalı.
İstihdamı artıracak yeni politikalar hayata geçirilmeli.
İşsiz insanlar düzenli gelir sistemi ile ekonomiye ve sosyal hayata entegre edilmeli.
Hükümet, işsizlik konusuna yoğunlaşarak işsizleri düzenli bir gelire kavuşturmalı.
İşsizlik Sigortası Fonu'ndan yararlanma şartları iyileştirilmeli.
İşsizlik ödeneği artırılmalı ve süresi yeniden gözden geçirilip uzatılmalı.
İşçi çıkarmayan firmaların SSK giderlerinin yüzde 25'i İşsizlik Fonu'ndan karşılansın.
Bir kişilik iş için 60 kişi başvuruyor
İşsiz sayısının hızla arttığı İngiltere'de, her boş iş pozisyonu için 10 kişinin başvuru yaptığı ortaya çıktı. Başkent Londra'da bu oran 60'a kadar çıkıyor. Ülkede 1,97 milyon işsiz bulunuyor.
Küresel ekonomik kriz en büyük tahribatı istihdam üzerinde yapıyor. Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de işsizlik artıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre Aralık 2008 döneminde işsizlik yüzde 13,6'ya çıktı. Böylece işsizlik bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 3 artış gösterdi. İşsiz sayısı ise geçen yılın aynı dönemine göre 838 bin artarak 3 milyon 274 bin kişi oldu. Kasım ayının işsiz sayısı 2 milyon 995 bin kişiydi. İşsiz sayısı bir önceki aya oranla 279 bin arttı. TÜİK'in verilerinde işsizlik artarken buna karşılık istihdam da aynı dönemde artış gösterdi. İstihdam edilenlerin sayısı, bir önceki yıla göre 293 bin artışla 20 milyon 736 bin kişiye yükseldi.
Nüfus 759 bin kişilik artışla 70 milyon 5 bin kişiye çıkarken çalışma çağındaki nüfus ise 764 bin kişi artarak 50 milyon 339 bin oldu. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 202 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 91 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 24,7'si tarım, yüzde 19,7'si sanayi, yüzde 5,4'ü inşaat, yüzde 50,2'si ise hizmetler sektöründe yer aldı. İstihdam içinde tarım ile hizmetler sektörünün payı 0,7 arttı. Sanayinin payı ise 1,3, inşaatın payı ise 0,1 puan azaldı. İşsizliğin özellikle kentlerde etkili olduğu görülüyor. Buna göre kentlerde işsizlik 15,4, kırsalda 10,7 oldu. İşsizliğin yoğunlaştığı yaş grubu ise gençler. Genç nüfusta işsizlik oranı 25,7 oldu. Bu oran geçen yılın aynı döneminde yüzde 20,6 idi. İşsizlikteki en büyük artış ise tarım dışı istihdamda oldu. Bir önceki yılın aynı dönemine göre 4,3 puanlık artışla yüzde 17,3 seviyesine çıktı. Bu durum, uzmanlar tarafından 'işsizlik nedeniyle tarıma dönüş var' şeklinde yorumlanıyor. TÜİK'in verilerine göre işsizlerin 74,2'si erkek, yüzde 61,3'ü lise altı eğitimli. İşsizlerin yüzde 24'ü bir yıldır ve daha uzun süredir iş arıyor. Bu veri, işsizlikte krizin etkisini daha belirginleştiriyor. İşsizlerin en çok başvurduğu yöntem ise 'eş-dost' aracılığıyla iş aramak. TÜİK'e göre, kayıt dışı istihdam edilenlerin oranı ise 0,2 azalışla yüzde 43,2 oldu.
İşgücüne katılım ise önceki yılın aynı dönemine göre 1,5 puan arttı. Bu artış erkeklerde 1,1, kadınlarda ise 2 puan oldu. Rakamları yorumlayan uzmanlar, "Normalde işgücüne dahil olmayanlarda daha büyük artışlar olurdu. Normalden daha az bir artış var. Bu işgücüne dahil olmayan insanların da işsize geçtiğini düşündürüyor. İşsiz kalma olayları çok artınca normalde çalışmayan insanlar işgücüne katılmaya çalıştılar. Ailenin azalan gelirini bir şekilde telafi etmek için. Bir riskle karşılaşma durumunda böyle bir tutum içine girebiliyor." ifadelerini kullanıyor.
'İşsizlik maaşını almak kolaylaştırılsın'
Bu nedenle işsiz kitlenin tamamının çalışırken işini kaybeden ya da ilk kez iş arayanlardan oluşmadığına dikkat çeken uzmanlar, normalde iş aramayan insanların da krizin psikolojik etkisiyle iş aramaya başladığını belirtiyor. Uzmanlar, krizden en çok işini kaybedenlerin etkilendiğini belirterek, bu kesime yönelik tedbir alınması gerektiğinin üzerinde duruyor. Hükümet, daha çok reel sektörü rahatlatacak adımlar atarak kişilerin işlerini kaybetmesinin önüne geçmeyi amaçlıyor. Bunun için otomotiv, beyaz eşya ve konut sektöründe ÖTV ve KDV indirimine gidildi. Daha önce de kısa çalışma ödeneğinden yararlanma şartları kolaylaştırılarak firmaların işçi çıkarmasının önüne geçmeyi amaçlayan adımlar atılmıştı. Ancak bütün bu tedbirlere rağmen işten çıkarmalar sürüyor. Krizle birlikte yüz binlerce kişinin işini kaybettiği tahmin edilirken bu kişilerin çok az bir bölümü işsizlik maaşı alabiliyor. İşsizlik maaşı alabilmek için son üç yıl içinde en az 600 gün prim ödemesi yapmış olmak gerekiyor. Bunun son 120 günlük kısmı ise kesintisiz olmak zorunda. Ayrıca inşaat, tekstil gibi sektörlerde kayıt dışı olarak çalışırken işini kaybeden çok sayıda insan var. Bu durum, sosyal ödemelerin artırılmasını zorunlu kılarken işsizlik maaşından yararlanma şartlarının yumuşatılmasını gündeme getirdi. Sosyal taraflar, bu konuda adım atılmasını istiyor. Sendikalar, artan işsizlik rakamları nedeniyle istihdamın Türkiye'nin en önemli gündemi haline geldiğini ifade ederek, hükümetin bu konuya yoğunlaşmasını istiyor. Türk-İş Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamada, işsizlik sorununun önümüzdeki aylarda daha da derinleşeceği belirtilerek ekonomik krizin işsizliği artırmasına izin verilmemesi istendi.
Hak-İş: Aile yardım sigortası uygulansın
Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu ise ekonomideki yavaşlamanın işsizlik sorununun her geçen gün daha da büyümesine yol açtığını anlattı. Hızla istihdamı artıracak, işsizliği düşürecek yeni politikaların hayata geçirilmesini isteyen Uslu, "İşsizlikle mücadele ve istihdam stratejisi noktasında Avrupa Birliği'nin istihdam stratejisi bizim için önemli bir referanstır. AB'nin benimsediği sigorta dallarından biri olan aile yardımı sigortası, mutlaka yeni bir sigorta kolu olarak Türkiye'de de uygulanmalıdır." dedi.
Üniversitelilerin İşkur'a başvuruları arttı
Son aylarda Türkiye İş Kurumu'na (İşkur) yapılan başvurularda üniversite mezunlarında büyük artış yaşandı. 2007 yılının Ekim ayı itibarıyla 4 aylık süreçte 89 bin 101 ortaöğretim mezunu İşkur'a başvururken 2008'de bu rakam 186 bin 72'ye yükseldi. 2007 yılında 40 bin 714 üniversitelinin başvurduğu İşkur'a geçtiğimiz sene iki buçuk kat artışla 105 bin 621'i kişi iş başvurusu yaptı. Yükseköğrenimliler içinde en fazla artış oranı 4 kat ile yüksek lisans mezunlarında oldu. İşkur'a başvuranların sayısı 2 katı geçmesine karşın işverenlerin kurumdan taleplerinde ise düşüş yaşandı. Daha çok ara eleman ihtiyacı olan işverenler ile iş arayanları buluşturan kurum olarak bilinen İşkur'a artık eğitimli ve nitelikli işgücü olan meslek grupları da başvuruyor. Özellikle mühendis, avukat, doktor ve diş hekimi kayıtlarındaki artış dikkat çekiyor. Geçtiğimiz ekim ayından itibaren ocak ayı sonuna kadarki dönemde 273 avukat İşkur'a kayıt yaptırırken bir yıl önce aynı dönemde 75 avukat iş başvurusunda bulunmuştu. Muzaffer Salcıoğlu, İstanbul
İşsizliği çözecek planlarımız var
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, işsizlik oranındaki artış ile ilgili, işsizliğin ne bugünün sorunu ne de hemen çözülecek bir problem olduğunu, ama bu sorunu çözecek planları olduğunu söyledi. Diyarbakır'daki programı sırasında gazetecilerin işsizlikle ilgili sorularını cevaplayan Bakan Şimşek, Bölgesel Kalkınma Projeleri ile işsizliğe çözüm bulacaklarını belirtti. Bölgede GAP'ın tamamlanmasıyla çok ciddi istihdam imkanları oluşacağını kaydeden Şimşek, şöyle dedi: "Çünkü bu proje çok kapsamlı projedir. Bu işin içerisinde ulaştırma, eğitim, turizm, kültürel ve diğer boyutları var. Eğer bu proje tamamlanırsa ki; biz 2012 yılında tamamlamayı planlıyoruz. 3 milyon kişiye istihdam imkanı doğacak. Üretim ikiye katlanacak, bunun beraberinde getirdiği ticaret, ihracat ve istihdam ile bunların dolaylı etkisi muazzam olacak. Muhtemelen bölge batıdan da göç almaya başlar."
Yıllara göre
işsizlik oranları
2001 8,4
2002 10,3
2003 10,5
2004 10,3
2005 10,3
2006 9,9
2007 9,9
2008 10,6
TÜİK rakamlarına göre (yüzde)
ABD'de işsizlik, 4,4 milyon kişiyle 25 yılın zirvesinde
Krizin başkenti Amerika'da da işsizlik artmaya devam ediyor. ABD'de tarım dışı istihdam şubat ayında 651 bin kişi azaldı. Beklenti, istihdamın 648 bin düşeceği yönündeydi. Aylık istihdam kaybı Ekim 1949'dan bu yana en büyük düzeyde gerçekleşti. Ülkede işsizlik oranı da yüzde 8,1'le 25 yılın en yüksek düzeyine yükseldi. Durgunluğun başladığı Aralık 2007'den bu yana toplam istihdam kaybı 4,4 milyon kişiye yükseldi. İş kaybının büyük kısmı son 4 ayda gerçekleşti. İşsizliğin sağlık ve eğitim sektörü dışında yaygın olduğu ABD'de işverenler, çalışma saatini kısaltarak ya da ücret artışlarını dondurarak istihdamı korumaya çalışıyor.
İşsizlerin yüzde 74,2'si erkek
İşsizlerin yüzde 74,2'sini erkekler oluşturuyor.
Yüzde 61,3'ü lise altı eğitimli.
Yüzde 24,3'ü bir yıl ve daha uzun süredir iş arıyor.
İşsizler sıklıkla (yüzde 31,6) 'eş-dost' vasıtasıyla iş bulmaya çalışıyor.
Yüzde 88,6'sı (2 milyon 901 bin kişi) daha önce bir işte çalışmış.
Daha önce bir işte çalışmış olan işsizlerin yüzde 44,1'i "hizmetler", yüzde 25'i "sanayi", yüzde 19,3'ü "inşaat", yüzde 9,7'si ise "tarım" sektöründe çalışmış. Yüzde 2'si ise 8 yıldan önce işinden ayrılmış.
İşsizlerin yüzde 31,2'sinin çalıştığı iş geçici olup işi sona erenler, yüzde 19,3'ünü işten çıkarılanlar, yüzde 14,1'ini kendi isteğiyle işten ayrılanlar, yüzde 8,5'ini işyerini kapatan/iflas edenler, yüzde 8,3'ünü ev işleriyle meşgul olanlar, yüzde 7,1'ini öğrenimine devam eden veya yeni mezun olanlar, yüzde 11,5'ini ise diğer sebepler oluşturmakta.
İstihdam için ne yapılmalı?
Avrupa Birliği'nde uygulanan aile yardımı si-
gortası, Türkiye'de de uygulanmalı.
İstihdamı artıracak yeni politikalar hayata geçirilmeli.
İşsiz insanlar düzenli gelir sistemi ile ekonomiye ve sosyal hayata entegre edilmeli.
Hükümet, işsizlik konusuna yoğunlaşarak işsizleri düzenli bir gelire kavuşturmalı.
İşsizlik Sigortası Fonu'ndan yararlanma şartları iyileştirilmeli.
İşsizlik ödeneği artırılmalı ve süresi yeniden gözden geçirilip uzatılmalı.
İşçi çıkarmayan firmaların SSK giderlerinin yüzde 25'i İşsizlik Fonu'ndan karşılansın.
Bir kişilik iş için 60 kişi başvuruyor
İşsiz sayısının hızla arttığı İngiltere'de, her boş iş pozisyonu için 10 kişinin başvuru yaptığı ortaya çıktı. Başkent Londra'da bu oran 60'a kadar çıkıyor. Ülkede 1,97 milyon işsiz bulunuyor.
14 Mart 2009 Cumartesi
İsrail, su için yeniden Türkiye'yi gündemine aldı
İsrail, su için yeniden Türkiye'yi gündemine aldı
Yağışların yetersiz kalması sebebiyle son 10 yılın en ciddi su krizi ile karşı karşıya olan İsrail, bir süre önce rafa kaldırılan Türkiye'den su ithali projesini yeniden gündemine aldı.
İsrail'de su krizi ile ilgili olarak oluşturulan Ulusal Komisyon, dün bu projenin uygulanabilir olup olmadığını tartıştı. Yahudi Ulusal Fonu yöneticilerinden Russell Robinson, komisyonda yaptığı konuşmada, unutulup gitmiş olan fikrin yeniden yaşama geçirilmesi için fonun hem İsrail ve Türk hükümetleriyle hem de İsrailli özel girişimcilerle görüşmeler yürüttüğünü açıkladı. Ulusal Fon yetkilileri de global mali kriz ortamında, deniz suyunun arındırılıp tatlı su elde edilmesine yönelik projeler için yatırımcı bulmanın zorluğunu dile getirdi. İsrail, su problemini aşmak için önümüzdeki birkaç yıl içinde 100 milyon dolarlık yatırım yapmayı planlıyor.
Yağışların yetersiz kalması sebebiyle son 10 yılın en ciddi su krizi ile karşı karşıya olan İsrail, bir süre önce rafa kaldırılan Türkiye'den su ithali projesini yeniden gündemine aldı.
İsrail'de su krizi ile ilgili olarak oluşturulan Ulusal Komisyon, dün bu projenin uygulanabilir olup olmadığını tartıştı. Yahudi Ulusal Fonu yöneticilerinden Russell Robinson, komisyonda yaptığı konuşmada, unutulup gitmiş olan fikrin yeniden yaşama geçirilmesi için fonun hem İsrail ve Türk hükümetleriyle hem de İsrailli özel girişimcilerle görüşmeler yürüttüğünü açıkladı. Ulusal Fon yetkilileri de global mali kriz ortamında, deniz suyunun arındırılıp tatlı su elde edilmesine yönelik projeler için yatırımcı bulmanın zorluğunu dile getirdi. İsrail, su problemini aşmak için önümüzdeki birkaç yıl içinde 100 milyon dolarlık yatırım yapmayı planlıyor.
10 Mart 2009 Salı
Obama "Medeniyetler İttifakı" forumuna katılacak
İstanbul'da "Medeniyetler İttifakı" forumuna katılacak
ABD Başkanı Barack Obama
İspanyol diplomatik kaynaklar, ABD Başkanı Barack Obama'nın 6-7 nisanda İstanbul'da yapılacak Medeniyetler İttifakı 2. Forumu'nu katılmasının kesinleştiğini duyurdu.
İspanyol resmi haber ajansı EFE'nin, İspanyol diplomatik kaynaklara dayanarak verdiği haberde, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un geçtiğimiz hafta sonu Türkiye'ye yaptığı ziyaret sırasında açıkladığı Obama'nın, Türkiye ziyaretinin kesinleştiği bildirildi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero'nun eş başkanlığında BM nezninde yürütülen Medeniyetler İttifakı'nın İstanbul'da yapılacak 2. Forumu'na katılacağı belirtilen Obama'nın, konuşmasını hangi gün yapacağının ise henüz belli olmadığı ifade edildi.
Bu arada İspanyol medyası, Zapatero'nun 5 yıl önce ilk başbakan olduğunda aldığı İspanyol askerlerinin Irak'tan geri çekilmesi kararından sonra geçmiş ABD Başkanı Bush ile Zapatero'nun bir kez bile konuşup, ikili görüşme yapmadığına dikkati çekiyor.
Nisan ayının ilk haftasında yapılacak dört uluslararası zirvede (2 nisan Londra G-20 zirvesi, 3-4 nisan Strasburg ve Kehl NATO zirvesi, 5 nisan Prag AB zirvesi ve 6-7 nisan İstanbul Medeniyetler İttifakı zirvesi) Zapatero ile ABD Başkanı Obama'nın görüşüp, fikir alış verişinde bulunma olasıklıları olduğu belirtiliyor.
ABD Başkanı Barack Obama
İspanyol diplomatik kaynaklar, ABD Başkanı Barack Obama'nın 6-7 nisanda İstanbul'da yapılacak Medeniyetler İttifakı 2. Forumu'nu katılmasının kesinleştiğini duyurdu.
İspanyol resmi haber ajansı EFE'nin, İspanyol diplomatik kaynaklara dayanarak verdiği haberde, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un geçtiğimiz hafta sonu Türkiye'ye yaptığı ziyaret sırasında açıkladığı Obama'nın, Türkiye ziyaretinin kesinleştiği bildirildi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero'nun eş başkanlığında BM nezninde yürütülen Medeniyetler İttifakı'nın İstanbul'da yapılacak 2. Forumu'na katılacağı belirtilen Obama'nın, konuşmasını hangi gün yapacağının ise henüz belli olmadığı ifade edildi.
Bu arada İspanyol medyası, Zapatero'nun 5 yıl önce ilk başbakan olduğunda aldığı İspanyol askerlerinin Irak'tan geri çekilmesi kararından sonra geçmiş ABD Başkanı Bush ile Zapatero'nun bir kez bile konuşup, ikili görüşme yapmadığına dikkati çekiyor.
Nisan ayının ilk haftasında yapılacak dört uluslararası zirvede (2 nisan Londra G-20 zirvesi, 3-4 nisan Strasburg ve Kehl NATO zirvesi, 5 nisan Prag AB zirvesi ve 6-7 nisan İstanbul Medeniyetler İttifakı zirvesi) Zapatero ile ABD Başkanı Obama'nın görüşüp, fikir alış verişinde bulunma olasıklıları olduğu belirtiliyor.
06 Mart 2009 Cuma
ABD'den şaşırtan İran adımı
CLİNTON: İRAN, KOMŞU ÜLKE OLARAK DAVET EDİLECEK
ABD'den şaşırtan İran adımı
ABD'nin, 31 Martta yapılması planlanan uluslararası Afganistan konferansına İran'ı da davet edeceği bildirildi.
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Afganistan için bu ay sonunda düzenlemeyi planladıkları geniş katılımlı uluslararası toplantıya İran'ı da komşu ülke statüsüyle davet etmeyi düşündüklerini söyledi.
Clinton, NATO dışişleri bakanları toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Afganistan'la ilgili toplantıya NATO ve Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) üyelerini, bağışçıları, bölgedeki stratejik ve transit ülkeleri davet edeceklerini belirtti.
Toplantının amacının tüm katılımcı ve ilgili ülkeleri aynı masa etrafında toplamak olduğunu anlatan Clinton, İran'ın "komşu ülke olarak davet edebileceklerini" ifade etti.
ABD Dışişleri Bakanı Clinton, Afganistan'la ilgili üzerinde çalıştıkları yeni stratejinin temel unsurlarının bugünkü toplantıda ortaya çıktığını belirterek, bu unsurları "Afganistan'a bölgesel yaklaşım, sivil ve askeri taahhütlerin eş güdümü, Afgan halkıyla yakınlaşma, yönetimi güçlendirme, Pakistan halkı ve hükümetiyle yakın işbirliği" şeklinde sıraladı.
Clinton'dan önce adı açıklanmayan Amerikalı bir yetkili, ABD'nin 31 Martta yapılması planlanan uluslararası Afganistan konferansına İran'ı da davet edeceğini söylemişti.
ABD'den şaşırtan İran adımı
ABD'nin, 31 Martta yapılması planlanan uluslararası Afganistan konferansına İran'ı da davet edeceği bildirildi.
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Afganistan için bu ay sonunda düzenlemeyi planladıkları geniş katılımlı uluslararası toplantıya İran'ı da komşu ülke statüsüyle davet etmeyi düşündüklerini söyledi.
Clinton, NATO dışişleri bakanları toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Afganistan'la ilgili toplantıya NATO ve Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) üyelerini, bağışçıları, bölgedeki stratejik ve transit ülkeleri davet edeceklerini belirtti.
Toplantının amacının tüm katılımcı ve ilgili ülkeleri aynı masa etrafında toplamak olduğunu anlatan Clinton, İran'ın "komşu ülke olarak davet edebileceklerini" ifade etti.
ABD Dışişleri Bakanı Clinton, Afganistan'la ilgili üzerinde çalıştıkları yeni stratejinin temel unsurlarının bugünkü toplantıda ortaya çıktığını belirterek, bu unsurları "Afganistan'a bölgesel yaklaşım, sivil ve askeri taahhütlerin eş güdümü, Afgan halkıyla yakınlaşma, yönetimi güçlendirme, Pakistan halkı ve hükümetiyle yakın işbirliği" şeklinde sıraladı.
Clinton'dan önce adı açıklanmayan Amerikalı bir yetkili, ABD'nin 31 Martta yapılması planlanan uluslararası Afganistan konferansına İran'ı da davet edeceğini söylemişti.
Etiketler:
İRAN,
KOMŞU ÜLKE OLARAK DAVET EDİLECEK
04 Mart 2009 Çarşamba
Vodafone, Türkiye'den çıkacaksa niye 1,3 milyar liralık yatırım yapsın
'Vodafone, Türkiye'den çıkacaksa niye 1,3 milyar liralık yatırım yapsın?'
Telsim'i satın alarak Türkiye pazarına iki yıl önce giriş yapan Vodafone, bugüne kadar toplam 6 milyar dolarlık yatırıma imza attı. Buna rağmen, 2008'de küresel kriz sebebiyle zarar eden Vodafone'un Türkiye'deki şirketini Alman Deutshe Telecom'a satacağına yönelik iddialar gündeme geldi.
Vodafone Türkiye üst yöneticiliğine atanan Serpil Timuray, şirketin el değiştireceği iddialarının gerçek olmadığını söyledi. Yatırımda hız kesmeyeceklerini ve 2009 yılı için 1,3 milyar TL yatırım kararı aldıklarını duyuran Timuray, "Türkiye'den çıkmak istesek böyle bir bütçeyle devam etmezdik." de-di.
31 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan sektördeki yarıştan kopmadıklarını belirten Timuray, uzun soluklu bir yolculuğa çıktıklarını ifade ederek, "Henüz 2,5 yıllık bir şirketiz. Asla vazgeçmiş değiliz. Türkiye öncelikli konumda ve başarı hikâyesi beklentisi var." Fransız Danone'nin Türkiye Genel Müdürlüğü görevinden ayrılarak Vodafone CEO'luğunu üstlenen Serpil Timuray, iki aydır görevde olduğunu, henüz yönetici kadrosu olarak stratejik planları değerlendirme sürecinde olduklarını anlattı. İlk olarak stratejik bakışı yeniden gözden geçirdiklerini dile getiren Timuray'ın verdiği bilgiye göre, İngiliz Vodafone dünyada '1 numaralı' mobil iletişim şirketi olarak tanınıyor. 67 ülkede 290 milyon abonesi, 27 ülkede direkt yatırımları bulunuyor. Gelişen ülkelere yeni yeni adım atan Vodafone, Türkiye'de iki yıldır faaliyet gösteriyor. Hindistan ile birlikte Türkiye'ye çok önem veren firma, bu sürede altyapıyı güçlendirirken bazı alanlarda rakiplerinden geride kaldı. Şebeke sayısını iki misli artırarak 11 bine çıkaran firmanın kapsama oranı nüfusun yüzde 96,9'una ulaştı. 2008'in Ekim-Aralık dönemini kapsayan son çeyreği itibarıyla numara taşınabilirliğinde 600 bin abone kaybeden Vodafone, buna karşın 200 bin yeni abone kazanabildi. Toplamda abone sayısını 16,7 milyona çıkardı. Pazar payı yüzde 19 seviyesinde. 2009 yılını milad olarak belirleyen Vodafone'nun yeni CEO'su, vizyonlarının sürdürülebilir, istikrarlı büyüme olduğunu söyledi.
Bu yıl Vodafone markasının Türk tüketicisinin algısında, zihninde tercih edilen marka haline eriştirilmesi, müşteri memnuniyetine odaklılık, inovasyona yatırım, yüksek performanslı bir organizasyon, makul fiyat dengesi, satış ve dağıtım ağında güçlendirme gibi adımları olacağını dile getirdi. Bu doğrultuda mağaza sayısı 900'e yükseltilerek 500 kişilik ek istihdam sağlanacak. Toplam istihdam 5 bine çıkacak. Dünyada 3. Nesil (3N)'in ilk uygulamasını yapan Vodafone, Türkiye'de de 3N yatırımına odaklanacak. 200 mühendisin çalıştığı Oksijen Teknoloji'yi bünyenin içerisine alan şirket, Ar-Ge'yi güçlendirecek. Satış ve pazarlamaya ağırlık verecek olan firma, satış için Genel Müdür Yardımcılığı oluşturdu.
Fiyat rekabetinde ölçü kaçmasın
GSM sektöründe fiyat rekabeti numara taşınabilirliği uygulamasına geçildikten sonra hız kazandı. Avea'nın ayda 55 liraya her yöne sınırsız konuşturan tarifesine Turkcell ve Vodafone cevap verdi. Vodafone Türkiye CEO'su Timuray, tüketicinin makul fiyata hizmet almasının faydalı olduğunu ancak, bunun belirli bir ölçüsünün olması gerektiğini söyledi. Timuray, fiyat rekabetinin belirli bir 'makuliyet' sınırında olması gerekliliğinin sektörün geleceği için önem taşıdığı düşüncesinde olduğunu vurguladı. Sektöre değerini kaybettirmeyecek şekilde rekabet olması gerektiğini, sektörün geleceği açısından sadece fiyat odaklı rekabeti sağlıklı bulmadığını kaydeden Timuray, yıkıcı fiyat rekabetinin stratejileri arasında yer almadığını ifade etti.
SERPİL TİMURAY'DAN SATIRBAŞLARI
2009 haberleşme sektörü için önemli gelişmelere sahne olacak. Sektör, yine büyümenin lokomotifi olur.
Vodafone Türkiye'nin başına Türk CEO (üst yönetici) ataması planlı bir tercihti.
İngiltere merkezdeki yönetim de değişti. Yeni CEO İtalyan Vittorio Colao, Türkiye'ye çok önem veriyor. Tatillerini Türkiye'de geçiriyor.
Daha önceki süt ve yoğurt günlük bir işti, GSM de öyle.
Vodafone dünyanın 'en büyük küçük şirketi' lokal kararlara çok önem veriyor. Mali yapısı çok sağlam bir firma, krizde başarıyla yoluna devam edebiliyor.
Vodafone markasını Türk tüketicisi tam anlamıyla tanımıyor, Telsim ile marka bilinirliliği eşit.
Takdir edilen marka olmayı hedefledik, markamıza çok büyük yatırım yapacağız.
Dünyada 3. Nesil (3N)'in ilk uygulamasını yapan şirketiz. Vodafone Türkiye'de farkını 3N'de gösterecek.
Numara taşımada 2008'in son çeyreğinde 600 bin abone kaybımız oldu, 200 bin kişi de yeni giriş yaptı.
Numara taşımada yarış daha yeni başladı. Operatörler arasındaki geçiş miktarı çok düşük. Önümüzdeki yıllarda bu oran daha da artacak.
Türkiye'de birden fazla sim kart sahibi olma oranı yüzde 55 seviyelerinde.
Çağrı merkezlerimiz İstanbul ve Ankara'da. Turkcell ve Avea gibi biz de Doğu'ya taşımayı planlıyoruz.
Telsim'i satın alarak Türkiye pazarına iki yıl önce giriş yapan Vodafone, bugüne kadar toplam 6 milyar dolarlık yatırıma imza attı. Buna rağmen, 2008'de küresel kriz sebebiyle zarar eden Vodafone'un Türkiye'deki şirketini Alman Deutshe Telecom'a satacağına yönelik iddialar gündeme geldi.
Vodafone Türkiye üst yöneticiliğine atanan Serpil Timuray, şirketin el değiştireceği iddialarının gerçek olmadığını söyledi. Yatırımda hız kesmeyeceklerini ve 2009 yılı için 1,3 milyar TL yatırım kararı aldıklarını duyuran Timuray, "Türkiye'den çıkmak istesek böyle bir bütçeyle devam etmezdik." de-di.
31 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan sektördeki yarıştan kopmadıklarını belirten Timuray, uzun soluklu bir yolculuğa çıktıklarını ifade ederek, "Henüz 2,5 yıllık bir şirketiz. Asla vazgeçmiş değiliz. Türkiye öncelikli konumda ve başarı hikâyesi beklentisi var." Fransız Danone'nin Türkiye Genel Müdürlüğü görevinden ayrılarak Vodafone CEO'luğunu üstlenen Serpil Timuray, iki aydır görevde olduğunu, henüz yönetici kadrosu olarak stratejik planları değerlendirme sürecinde olduklarını anlattı. İlk olarak stratejik bakışı yeniden gözden geçirdiklerini dile getiren Timuray'ın verdiği bilgiye göre, İngiliz Vodafone dünyada '1 numaralı' mobil iletişim şirketi olarak tanınıyor. 67 ülkede 290 milyon abonesi, 27 ülkede direkt yatırımları bulunuyor. Gelişen ülkelere yeni yeni adım atan Vodafone, Türkiye'de iki yıldır faaliyet gösteriyor. Hindistan ile birlikte Türkiye'ye çok önem veren firma, bu sürede altyapıyı güçlendirirken bazı alanlarda rakiplerinden geride kaldı. Şebeke sayısını iki misli artırarak 11 bine çıkaran firmanın kapsama oranı nüfusun yüzde 96,9'una ulaştı. 2008'in Ekim-Aralık dönemini kapsayan son çeyreği itibarıyla numara taşınabilirliğinde 600 bin abone kaybeden Vodafone, buna karşın 200 bin yeni abone kazanabildi. Toplamda abone sayısını 16,7 milyona çıkardı. Pazar payı yüzde 19 seviyesinde. 2009 yılını milad olarak belirleyen Vodafone'nun yeni CEO'su, vizyonlarının sürdürülebilir, istikrarlı büyüme olduğunu söyledi.
Bu yıl Vodafone markasının Türk tüketicisinin algısında, zihninde tercih edilen marka haline eriştirilmesi, müşteri memnuniyetine odaklılık, inovasyona yatırım, yüksek performanslı bir organizasyon, makul fiyat dengesi, satış ve dağıtım ağında güçlendirme gibi adımları olacağını dile getirdi. Bu doğrultuda mağaza sayısı 900'e yükseltilerek 500 kişilik ek istihdam sağlanacak. Toplam istihdam 5 bine çıkacak. Dünyada 3. Nesil (3N)'in ilk uygulamasını yapan Vodafone, Türkiye'de de 3N yatırımına odaklanacak. 200 mühendisin çalıştığı Oksijen Teknoloji'yi bünyenin içerisine alan şirket, Ar-Ge'yi güçlendirecek. Satış ve pazarlamaya ağırlık verecek olan firma, satış için Genel Müdür Yardımcılığı oluşturdu.
Fiyat rekabetinde ölçü kaçmasın
GSM sektöründe fiyat rekabeti numara taşınabilirliği uygulamasına geçildikten sonra hız kazandı. Avea'nın ayda 55 liraya her yöne sınırsız konuşturan tarifesine Turkcell ve Vodafone cevap verdi. Vodafone Türkiye CEO'su Timuray, tüketicinin makul fiyata hizmet almasının faydalı olduğunu ancak, bunun belirli bir ölçüsünün olması gerektiğini söyledi. Timuray, fiyat rekabetinin belirli bir 'makuliyet' sınırında olması gerekliliğinin sektörün geleceği için önem taşıdığı düşüncesinde olduğunu vurguladı. Sektöre değerini kaybettirmeyecek şekilde rekabet olması gerektiğini, sektörün geleceği açısından sadece fiyat odaklı rekabeti sağlıklı bulmadığını kaydeden Timuray, yıkıcı fiyat rekabetinin stratejileri arasında yer almadığını ifade etti.
SERPİL TİMURAY'DAN SATIRBAŞLARI
2009 haberleşme sektörü için önemli gelişmelere sahne olacak. Sektör, yine büyümenin lokomotifi olur.
Vodafone Türkiye'nin başına Türk CEO (üst yönetici) ataması planlı bir tercihti.
İngiltere merkezdeki yönetim de değişti. Yeni CEO İtalyan Vittorio Colao, Türkiye'ye çok önem veriyor. Tatillerini Türkiye'de geçiriyor.
Daha önceki süt ve yoğurt günlük bir işti, GSM de öyle.
Vodafone dünyanın 'en büyük küçük şirketi' lokal kararlara çok önem veriyor. Mali yapısı çok sağlam bir firma, krizde başarıyla yoluna devam edebiliyor.
Vodafone markasını Türk tüketicisi tam anlamıyla tanımıyor, Telsim ile marka bilinirliliği eşit.
Takdir edilen marka olmayı hedefledik, markamıza çok büyük yatırım yapacağız.
Dünyada 3. Nesil (3N)'in ilk uygulamasını yapan şirketiz. Vodafone Türkiye'de farkını 3N'de gösterecek.
Numara taşımada 2008'in son çeyreğinde 600 bin abone kaybımız oldu, 200 bin kişi de yeni giriş yaptı.
Numara taşımada yarış daha yeni başladı. Operatörler arasındaki geçiş miktarı çok düşük. Önümüzdeki yıllarda bu oran daha da artacak.
Türkiye'de birden fazla sim kart sahibi olma oranı yüzde 55 seviyelerinde.
Çağrı merkezlerimiz İstanbul ve Ankara'da. Turkcell ve Avea gibi biz de Doğu'ya taşımayı planlıyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
